Showing posts with label lozan. Show all posts
Showing posts with label lozan. Show all posts

Tuesday, October 6, 2015

Lozan yakınlarında ne yapsak? - 1: Bex Tuz Madenleri

Lozan'dasınız, yakınları keşfetmek istiyorsunuz, ne yapsak mı dediniz? Size bir öneriyle geldim: Tuz Madenleri!

Lozan'a 1 saat uzaklıktaki Bex'te, yıllarca İsviçre'de tekel olarak işletilmiş, bugünse Basel'deki madenle birlikte bu özelliğini kaybeden Mines de Sel de Bex'i (Bex Tuz Madenleri) ziyaret edebilirsiniz.

Maden, 1554 yılından beri işliyor! Hala madenden günde 100 ton tuz çıkıyormuş. Bu miktar sizce yeterli mi nasıl? Cevabını daha sonra vereceğim :)

Madenin girişi
Madenin içine girince önce geniş bir alanda tanıtım filmi izliyoruz. Burada tuzun nasıl elde edildiği anlatılıyor. Burada çıkarılan tuz, kayanın içine karışmış halde olduğundan tuz bulunduğunda buraya su sıkılarak tuzun suya karışması sağlanıyor. Daha sonra da bu tuzlu sudan su buharlaştırılarak tuz elde ediliyormuş.

Tuzlu odunlar
Tuz küpü

Benim gezi sırasında en ilginç bulduğum şeylerden ilkine geldi sıra. Madenin içerisinde koca bir şarap mahzeni var. Alplerin sıcaktan, soğuktan koruduğu ve her mevsim 18 derece sıcaklığın korunduğu bu yerde şaraplar normalinden 3 kat daha hızlı bir şekilde yıllandırılabiliyormuş. Bu nedenle burayı bir şarap mahzeni olarak değerlendirmişler :)
Mahzen
Diğer ilginç ve İsviçrelilerin bu turizm işini "like a boss" yaptıklarını gösteren şey ise; maden içinde ulaşımımızı halen madencilerin kullanmakta olduğu trenle yapmamız oldu. Madende olma fikri ve minik trene kalabalıkça doluşma tecrübesi başta korkutsa da, ilginç ve sık yaşanmaz bir tecrübeydi.
Trenimiz
Sorunun cevabına gelirsek; günde çıkan 100 ton tuz çok azmış, hatta bu madenin turizm olmadan ayakta kalması mümkün değilmiş. Şu an sadece 2 madenci varmış çalışan, onların da daha çok teknisyen olarak çalıştığını, tüm işi makinelerin yaptığını söyledi rehber.

Bu ziyaret esnasında aklıma sık sık Soma Faciası geldi. Daha önce hiçbir madenin içine girmemiştim. Turizm amaçlı girmek dahi kolay değil, kaldı ki yıllarca orada çalışmak, tehlike anında kaçamamak, yerinden kıpırdayamamak, en yakın çıkışın metrelerce uzakta olması.. Çok çok acı.. Tekrardan hepsine rahmet ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.

Tuesday, September 29, 2015

Lozan neden Olimpiyat Şehri?

İsviçre, dünya savaşlarından beri tarafsız konumunu hep korumuş. Hala da Avrupa Birliği'ne üye olmayarak etliye sütlüye karışmayan bu tavrını sürdürüyor.

Birinci Dünya Savaşı sırasında ortam karışıkken, savaştan çok uzak bir felsefe gerektiren olimpiyatlar için tarafsız bir yere ihtiyaç duyulmuş. hal böyle olunca da olimpiyatların babası kabul edilen Pierre de Coubertin, Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin ana merkezini Paris'ten Lozan'a taşıma kararı almış. O gün bügündür de merkez burada. Lozan da bu merkez fikrinin hakkını vermiş bir şehir. Şehrin muhtelif yerlerinde olimpiyatlara dair şeyler bulmak mümkün. Bunlardan biri de bir sonraki olimpiyatlara geri sayan sayaç! 2020 Kış Gençlik Olimpiyatları'na Lozan'a bekleriz :)

Sunday, September 27, 2015

Lozan tavsiyeleri 2: Le Barbare'da sıcak çikolata içmek

Yaklaşık 2 aydır buradayım, ama hem İsviçre'nin Avrupa'nın orta yerinde oluşundan, hem de Lozan'ın üniversite şehri diye geçmesinden tanıştığım herkes burada yabancı! Sadece bir -evet sayıyla da 1- Lozanlı ile tanışabildim, onu bulmuşken de Lozan'daki favori yerlerini ve "Mutlaka yapmalısınız/görmelisiniz/tatmalısınız!" tavsiyelerini sordum. Bu yazı da, bu tavsiyeler kapsamında verilen ilk cevabın denenmesi ile ortaya çıktı :)

Bir kere burada havalar bir garip! Günlük güneşlik bir hava 1 saat içinde fırtınaya dönebiliyor. Yine böyle güzel başlayan bir günde, katedrale çıkan merdivenlere konuşlanmış Le Barbare'ın yolunu tuttuk. Dışarıda masa kalmamış diye üzüldük ("güzel hava buldun mu tadını çıkaracaksın" felsefesi tüm şehre hakim), ama bu modumuzu bozamadı ve içerinin loş ortamına kendimizi bıraktık.

Menüde pek çok sıcak çikolata seçeneği var ama biz hızlı ve sert bir giriş yapmak istediğimizden "chocolat chaud épais" söyledik. Bir fikir vermesi açısından sizi videosu ile baş başa bırakıyorum.



İnternetten yapılan araştırmada ev yapımı tatlıların da çok iyi olduğunu görmüştük. Böyle olunca da çikolatalarımızın yanına ev yapımı elmalı turta ile limonlu kek söyledik. Ahh ah! Size o keki nasıl anlatsam bilemedim. böyle canınız bazen tazecik, kararında kabarmış, şekeri az, ılık kek ister ya; heh işte o kek bu kek!


İsviçre standartlarında fiyatları da uygun bence, TL'ye çevirmeyiniz lütfen!


Lozan'a gelmişken bu sıcak çikolatayı tatmadan dönmeyin derim! 

Adres: Escaliers du Marché 27, 1003 Lausanne

Saturday, September 26, 2015

Lozan tavsiyeleri 1: Olimpiyat Müzesi


Lozan’da bir gününüz var ve ne yapsam mı diyorsunuz? Açıkçası, turist olarak bir günlüğüne Lozan’da bulunmayı planlayan biri için ideal bir program değil, zira eminim ki daha eklenecek çok yer vardır. Ancak yaklaşık 130 bin nüfuslu bu güzide şehrimizde önümüzdeki 4-5 sene yaşayacak biri, Lozan’ı hafta sonlarına bölüştürmek istediğinden, onun için oldukça ideal bir programdı. Belki size de bir fikir verebilir.
Burada klasik bir Cumartesi günü önce postaneye gidip hafta içi sana teslim edilemeyen paketleri almak, sonra da markete gidip haftalık alışverişini yapmakla başlıyor (kahvaltıdan sonra elbette!). Aslında bu işleri azar azar hafta içine kaydırmak lazım ki Cumartesi 18:00 dedin mi kapanan yerlerini tadını çıkarmaya daha çok vakit olsun!
O gün ilk durak Olimpiyat Müzesi’ydi! İsviçre’nin en çok ziyaret edilen ikinci müzesi imiş. Kişisel olarak benim de en çok etkilendiğim müzeler arasında yer alıyor, birincilikte ise Gaziantep Zeugma Müzesi var (Bunu böyle söylemek iddialı oluyor, biraz alt kategorilere bakmam lazım çünkü Londra, Paris, Berlin görmüş kişilerin bu listeyi kolaylıkla yapabilmesi imkansız!).


Olimpiyat Müzesi 1993 yılında Lozan’da kurulmuş ve şu an dünyadaki en geniş arşive sahip olimpiyatlar hakkında! Müze gölün hemen kenarında, hatta şu an göldeki bir gemide geçici bir sergi de bulunuyor. Müzenin bahçesine girişinizden itibaren ilginç şeyler sizi karşılamaya başlıyor. İşte bahçedeki heykellerden bazıları:

Müzenin hakkını vermek istiyorsanız en az 2 saat ayırmalısınız çünkü oldukça büyük. Sporcuların kıyafetleri, afişler, meşaleler, tarihçe, olimpiyatlarda yaşanan önemli olaylar, açılışta giyilen kıyafetler gibi pek çok ilginç nokta var. Koleksiyonun sonunda ise bir olimpiyat sporcusu olmak için gereken özellikler sıralanmış ve bu özelliklerinizi test etmenize yarayan çeşitli oyunlar bulunuyor. Oyunlara biraz kendimizi kaptırdığımız için orada fotoğraf çekmeyi atlamışım :)

Sporu sadece amatör olarak yapan biriyim, izlemeye de özel bir ilgim yok. Ama müzenin atmosferi çok etkileyici, öyle ki zaman zaman gözlerimin dolduğu oldu. Herkesin, özellikle de genç ve çocukların ziyaret etmelerini çok önemsiyorum bu nedenle. Umarım biraz olsun heveslendirebilmişimdir. Sizi fotoğraflarla baş başa bırakıyorum! Bu arada, bilet tam 18, öğrenci 12 frank. Ve üzerinde tüm gün geçerli olduğu yazıyor. Müzeden çıkarken biletleri girmekte olan birine vermediğimize üzüldük sonra.

Elde dikilmiş olimpiyat bayraklarından biri, 1914'e ait

Kadınlar Olimpiyatlar'a ilke kez 1900'de Paris'te katılmış. Beauvoir'a selam olsun!

Moschino tarafından olimpiyatlar için hazırlanmış İtalyan Alpleri göndermeli muhteşem elbise